Simurg

Simurg

Simurg

Winston churchil, 30 Ekim 1918 de Osmanlı ile yapılan mondros barış anlaşmasından sonra, Yunan başbakanı Venizelos’a ; “ biz bu anlaşmayla, Türkler için hayati bir zafer olan Malazgirt in başkomutanı Alparslan ın sancağında ki çift başlı kartalın batıya bakan başını kestik, şimdi sizin göreviniz, Türkleri Orta Asya bozkırlarlarına sürmektir”demişti.

Yine churchil, Lozan görüşmeleri sırasında, Türk heyetinin Kerkük-Musul konusunda ki ısrarına şöyle karşılık vermişti “ bu konuda fazla ısrarcı olmayın verdiklerimizle yetinin, yoksa sizi Asya’nın tozlu yollarına geri süreriz” diyecek kadar pervasız ve özgüven sahibiydi…

Batı, biz Türklerin Malazgirt zaferini, devamen Balkan fetihlerini ve en son Viyana kuşatmasının kendinlerinde meydana getirdiği travmatik etkiyi üzerlerinden hiç bir zaman atamadı…

Şu çarpıcı tarihi anekdotu hatırlatmakta fayda var…

1683 yılında ki 2. Viyana kuşatmasından sonra Osmanlı korkusu Avusturyalılarda öyle bir korku iklimi oluşturmuştu ki Viyana yakınlarında doğu istikametini gören yüksekçe bir tepeye bir karakol ev inşa etmişler burada kalan ailenin vazifesi Osmanlı askerlerinin geldiğini şehre haber vermekti.Belki size garip gelecektir ama bu karakol evin görevi 1955 yılında “ artık Osmanlı tehdit ve tehlikesi kalmadı diyerek ancak sonlanmıştı.

Başa döenecek olursak, o dönemin süper gücü İngiltere’nin etkili ismi Churchil in motivasyonuyla, General Trikopis Yunan orduları başkomutanı olarak batı Anadolu’yu işgal ettiğinde ; “ kimse bize karşı koyamaz en kısa zamanda Ankara’yı alıp Kayseri’de kahve içeceğim demişti.2 Eylül’de Uşak yakınlarındaki Göğem köyü civarında Afyonlu Ahmet Çavuş ve Kayserili İbrahim Bayram Bayazit tarafından esir alındı ve Kayseri Talas’ta ki esir kampına gönderildi

Biz kendimizi unutsakta, onlar asla bizim kim olduğumuzu unutmayacaklar…

Kalın sağlıcakla…

(Nerede kardeşlerin, cömert nil yeşil tuna, giden şanlı akıncı ne gün döner yurduna)

Bu yazıyı paylaş:

Türk ve İslâm tarihi üzerine çeşitli araştırma çalışmaları olan yazar, Yozgat’ta dünyaya gelmiş eğitim yaşamına Ankara’da devam etmiştir. Lise yıllarında, Mamak Askeri Cezaevinde yatmakta olan Muhsin Yazıcıoğlu’nu ziyaret etmek suretiyle onunla tanışma bahtiyarlığına erişmiştir. Kara Kuvvetleri Astsubay Sınıf Okulu’ndan...

Yorum gönder