2. Viyana Kuşatması – Kırım Hanı’nın İhaneti – Boşnak Paşaların Dansı

Mustafa Bozok 2 Viyana Kuşatması Kırım Hanı'nın İhaneti Boşnak Paşaların Dansı

2. Viyana Kuşatması – Kırım Hanı’nın İhaneti – Boşnak Paşaların Dansı

Mustafa Uçar

İkinci Viyana kuşatması, 14 Temmuz 1683 yılında, Osmanlı İmparatorluğu’nun; Kutsal Roma İmparatorluğu’nun bir parçası olan Avusturya Arşidüklüğü’ndeki Viyana şehrini ele geçirmek için, Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutasında gerçekleştirdiği bir kuşatma harekâtıdır…

Sadrazam Kara Mustafa Paşa kuşatmayı başlattıktan sonra, Viyana’yı kurtarmak için gelen Haçlı kuvvetlerini durdurmak üzere Tuna Köprüsü’nü tutma görevini, Kırım Hanı Murat Giray Han’a verdi…

Herhangi bir aksilik olur, düşman bir yolunu bulup Tuna’yı geçmeyi başarırsa, bu sefer de Budin Beylerbeyi İbrahim Paşa onların karşısına çıkacaktı…

Beklendiği gibi Haçlı ordusu, Tuna Köprüsü’ne kadar geldi. Haçlı Ordusu, köprüden geçmeye başladığında Tatar Hanı askerleriyle beraber hâkim bir tepeye çekilmiş, hiç bir şey yapmadan, düşmana karşı koymadan, sadece Haçlı Ordusu’nun nehri geçişini uzaktan seyir etmekle yetiniyordu…

Kırım Hanı’nın bu tavrı ve tutumu, başta Hanlık İmamı olmak üzere bütün devlet erkânını hayrete ve dehşete düşürmüştü. Hanlık İmamı, bu yapılanın dine, devlete, millete karşı çok büyük bir ihanet ve suikast olduğunu söyleyerek Kırım Hanı’nı uyarmaya çalıştı…

Fakat bunun bir yararı olmadı. Bunun üzerine Hanlık İmamı dini ve milli gayreti gereği, bir an önce hücuma geçilmesi, düşmanın durdurulması için gözyaşları içerisinde, yerlere kapanarak Han’a yalvarmaya başladı…

Lakin Kırım Hanı hiç oralı olmadı. Bu davranışının nedenini de Hanlık İmamı’na şu sözlerle açıkladı: “Hoca! Sen bu Osmanlı’nın bize itdüği cevri bilmezsin! Bu düşmanın kovalanması benim için hiçbir şeydir..

Bu yaptığımın dinimize ihanet olduğunu da bilirim. Ama isterim ki, Çadırdan çıkmış (Osmanoğulları) Türkmenler benim kıymetimi bilsinler, kaç paralık adam olduklarını görsünler, Tatarın kıymetini anlasınlar!’”

Murat Giray Han, hiçbir uyarıya, itiraza, yalvarmaya itibar etmeyerek, düşmanın Tuna Köprüsü’nü geçmesine seyirci kaldı…

Bu şekilde Tuna’yı kolayca geçen ve Türk kuşatma kuvvetlerine arkadan saldırma fırsatını yakalayan Haçlı ordusuna, daha sonra en başından beri Viyana Kuşatması’na karşı olan ve bu yüzden Sadrazamla arası açık olan Budin Beylerbeyi İbrahim Paşa da yol verdi ve emrindeki askerleri toparlayıp Budin’e çekildi…

İki ateş arasında kalan Kara Mustafa Paşa, yanında kalan on bin kadar askerle kalabalık düşman kuvvetlerine karşı akşama kadar yiğitçe çarpıştı. Fakat bunca ihanetten sonra her şeyin bittiğini kabul etmek, kuşatmayı kaldırarak oradan uzaklaşmak zorunda kaldı…

Darmadağın olmuş bir şekilde çekilen orduyu büyük bir gayretle Yanıkkale önlerinde topladı. Macaristan’daki kaleleri takviye eden Sadrazam, Belgrad kışlağına çekildi…

Viyana bozgunu, aslında Türk kuvvetleri arasında çok büyük bir zayiata yol açmamış, ancak psikolojik etkisi çok büyük olmuştu. Öte yandan Sadrazama karşı olan merkezdeki paşalar, Viyana bozgunu sebebiyle onun idamına da ferman çıkarttırmayı başardılar…

“Belgrad’da (Sırbistan) bulunan Kara Mustafa Paşa’ya önce padişahın azil fermanı tebliğ edilir. Paşa ise, bunu hürmetle karşılar ve şu mukabelede bulunur:
‘Hakkımızda azilden başka bir emr û fermân var mıdır?’
Tebliğci; ‘Belî paşam, vardır.’ der ve üzüntü ile ölüm fermânını Serdar-ı Ekrem’e uzatır…

Merzifonlu, bunu da metanetle karşılar ve fermanları öperek başına koyar. Sıra infaza gelir. Cellatlar hazırda beklemektedir…

Paşa, hemen oracıkta abdest tazeler, iki rekât namaz kılar ve “Gelin, ben hazırım” der.
Cellatlar gelirken de halının kaldırılmasını emreder; son nefesini verirken damlayacak kanının devlet malı olan halıyı kirletmemesini ve cansız vücudunun toprağa düşmesini ister.”

Kara Mustafa Paşa’nın idamı, Osmanlı ordusunu derleyip toparlayabilecek ve muhtemel bir bozgunun önüne geçebilecek kudretli bir paşadan da devleti yoksun bırakmıştı….

Kara Mustafa Paşa Türkmendir. Bugünkü Amasya ilinin Merzifon ilçesi yakınlarındaki Mirince/Marınca adındaki Türkmen köyünde (şimdi onun adıyla Karamustafapaşa olarak anılır) Oruç bey isminde bir sipahinin oğlu olarak doğmuştur…

Dönemin Osmanlı tarihçisi Silahdar Fındıklılı Mehmed Ağa (1658-1723); bu savaşı Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşundan bu yana Kırım Han’ın ihaneti nedeniyle en büyük yenilgi ve başarısızlık olarak tanımlar…

Ayrıca, Viyana bozgunu haberi İstanbul’a ulaşınca, Kara Mustafa Paşa karşıtı özellikle Boşnak kökenli paşaların sevinçlerinden sabaha kadar sarayda “ Viyana senin neyine köylü Türkmenoğlu” diye şarkılar söyleyip dans ettiklerini belirtir…

25 Mayıs 2025

Ankara

Bu yazıyı paylaş:

Türk ve İslâm tarihi üzerine çeşitli araştırma çalışmaları olan yazar, Yozgat’ta dünyaya gelmiş eğitim yaşamına Ankara’da devam etmiştir. Lise yıllarında, Mamak Askeri Cezaevinde yatmakta olan Muhsin Yazıcıoğlu’nu ziyaret etmek suretiyle onunla tanışma bahtiyarlığına erişmiştir. Kara Kuvvetleri Astsubay Sınıf Okulu’ndan...

Yorum gönder