Genç Osman Neden Katledildi?

Mustafa Bozok Genç Osman Neden Katledildi

Genç Osman Neden Katledildi?

Mustafa Uçar

“Sen Türk olduğunu unutsan da,
düşmanın asla unutmaz.”
Ebulfez Elçibey

Mazlum Padişah, Genç Osman’ın tahta çıktığı döneme baktığımızda; İstanbul’da Ermeni ve Rumlar haddinden fazla rahat hareket ediyor kendilerini teftiş eden görevlilere rüşvet vermek suretiyle fırsatını buldukça olur olmaz yerlere meyhaneler açıyor, her ortamda Osmanlı’yı karalayıp Anadolu’dan gelen Türkmenleri aşağılıyor, yeniçeri ağaları askerin gücünü kullanarak yüksek maaşlar alıyor askere yeterince eğitim vermiyorlar kendi nüfuz alanlarında milletin ve devletin menfaatine aykırı işler yapıyorlardı…

Sarayda devşirme/dönme/kripto paşa ve bürokratlar rüşvetsiz iş yapmıyor İslam’a ve Osmanlı’nın kuruluş kodlarına mugayir uygulamalarla devletin asli unsuru olan Türkmenleri her fırsatta dışlayıp kendi yakınlarına menfaat alanları açıyorlardı..

Enderun’da eğitim alanların pek çoğu Türk kökenli olmayan dönmelerin eş dost akrabalarından müteşekkildi…

Şeyhülislam ince dokunuşlarla Selçuklu ve Osmanlı devletinin medeniyet tesis etmesine zemin hazırlayan ruh ve maneviyat kaynağı Horasan anlayışını tezyif ve tahkir eden vaaz nasihat ve fetvalar yayınlıyor Anadolu’nun maneviyat çimentosu sevgi ve birlik burcu olan, Yunus Emre ve Hacı Bektaş Velî gibi mana devlerine dil uzatıyor kinayeli ifadelerle onları tekfir ediyordu…

Anadolu’da halk adeta kaderine terk edilmiş, zaman zaman hüküm süren kıtlıklar bulaşıcı hastalıklarla boğuşuyor, lakin bir türlü sesini saraya duyuramıyordu…

Zira bu bozulma Kanuni devrinde başlamış ve hatta meşhur Fuzuli;

Kanuni Sultan Süleyman’ın 1534 yılında Bağdat’ı fethinden sonra kendini ziyaret eden padişaha kasideler sunmuştur. Padişah tarafından beğenilen kasideler karşılığında 9 akçelik maaşla ödüllendirilmiştir. Ancak iki yıl boyunca padişahın fermanına rağmen maaşını alamayınca, Bağdat’tan İstanbul’a gelmiş sarayda ki yozlaşmayı ve rüşvetçiliği yeren;

“Selâm verdim rüşvet değildir deyü almadılar. Hüküm gösterdim, faydasızdır diye iltifat etmediler. Gerçi görünürde itaat eder gibi davrandılar ama bütün sorduklarıma hal diliyle karşılık verdiler.” diye kaleme aldığı meşhur
Şikâyetnâmesini yazmıştı…

Mezkur durumun farkında olan Genç Osman’ın niyet ve hedefi;

Osmanlı Devleti’nin başkentini, Bursa’ya ya da farklı bir Anadolu şehrine taşımak.
Yeniçeri ve Sipahi Ocakları’nı kapatarak, Anadolu ve Suriye Türklerinden oluşan bir ordu kurmak. Şeyhülislam’ın yetkilerini kısıtlamak..

Şehzadelerin, Türk olmayan kadınlarla evliliğini yasaklamak, sarayda sadece Türkçeyi resmi dil yapmak ve kılık kıyafet düzenlemesi getirmekti…

Genç Osman 1618 yılında, tahta çıkar çıkmaz, alışılagelmemiş değişiklikleri ile dikkatleri üstüne çekti., kendisine uygun sadrazam bulamayıp, sürekli devlet görevlilerinin yetkililerini değiştirmesi ile ne kadar yenilikçi bir padişah olduğunu tüm tebaasına kanıtladı….

Tahta çıktıktan bir müddet sonra, Yeniçeri ordusu ile Lehistan’a sefer düzenledi. Hotin kalesini uzun süre kuşatmasına rağmen ağır kayıplar veren Genç Osman, seferi iptal edip İstanbul’a geri döndü. Padişah, Lehistan seferinin başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra aklında tek bir şey vardı. Yeniçeri Ocağını kaldırmak…

Yeniçeri ordusundaki askerleri teftiş etti. Yapılan yoklamalarda, orduda olmayan askerlerin bile varmış gibi gösterilip, ocak ağaları tarafından yevmiye olarak alındığını ortaya çıkardı. İmparatorluğun birçok bölgesine gönderdiği özel talimatlar yeniçerilerin eline geçince, Yeniçeriler Genç Osman’a karşı daha katı bir tavır almaya başladı.

Kendisinden önce, Fatih Sultan Mehmet ve Kanuni Sultan Süleyman dahil hiçbir padişahın hacca gitmemesine rağmen, Genç Osman, hacca gideceğini ilan ederek hazırlıklara başladı… Hac bahane idi asıl maksadı Anadolu’ya geçip kendi soydaşı olan Türkmenlerden bir ordu kurarak İstanbul’a yürüyüp yeniçerileri tasfiye edip lağvetmekti…

Padişahın maksadını anlayan Şeyhülislam, dönme bürokratlara, Türkmen ve tasavvuf karşıtı olan selefi Kadızâdeliler ile Şeyhülislam yanlısı paşa ve yeniçeri ağalarına durumu bildirdi…

Bu haberi duyan yeniçeriler At Meydanı’nda toplanmaya başladılar. Padişah’ın önce lalasının evini, ardından da Sadrazam Dilaver Paşanın evini yağmaladılar. Akşama doğru durumun kötüye gittiğini anlayan Genç Osman, Ulemaya isyancıların isteklerini sordu. Yeniçeriler ; Hoca Ömer Efendi, Darüssade Ağası Süleyman Ağa, Veziriazam Dilaver Ağa ve hatta Sultan Mustafa’yı da istediler. Padişah Yeniçerilerin isteklerini tekrar red ettiğini ulema ile iletti. Bu kez Yeniçeriler gelen ulema sınıfını da rehin alınca Genç Osman’ın durumu yatıştırmaktan başka çaresi kalmadı…

Vezirazam Dilaver Paşayı ve Kızlar Ağası Süleyman Ağa’yı Yeniçerilere teslim etti. Askerler her ikisini de anında parçalara ayırdı. Ama isyan yatışmadı, gözü dönmüş isyancılar Sultan Mustafa’yı istiyordu. Saray’a girip Sultan Mustafa’nın kaldığı daireyi basıp Sultanı Orta Cami’ye götürüp, Sultan Mustafa’dan başka Padişah bilmeyiz ! diyerek orada rehin tuttular…

Genç Osman ise isyancıların elebaşlarına “Bilmezlik ile size cefa ettim ise affeyleyin, siz etmeyin, dün sabah padişahı cihan idim, şimdi üryan kaldım; merhamet edip halimden ibret alın; dünya size dahi kalmaz; hangi padişahın kulları padişahlarına ihanet ettiler” diye onların merhamesine sığınmak istediyse de kimse sözlerine kulak asmadı…

Genç Osman konuşarak bu işin çözülemeyeceğini anlayınca, Veziriazam Ohrili Hüseyin ağa ve Bostancıbaşı Ali Ağa ile durumu görüştü. Ertesi gün son kez Bostancıbaşı Ali Ağa, İsyancılar ile görüşmek için Yeniçeri Ocağı’na gitti. Fakat o da bir kelime dahi etmeden feci şekilde parçalara ayrıldı. Saray’a gelen Yeniçeriler Vezirazam Hüseyin Paşanın kafasını kesip Orta Cami’ye götürdüler. Ardından Genç Osman yakalanıp at üstüne koyulup, Sokak Sokak gezdirildi. Ve ardından Orta cami’ye getirildi…

Cebecibaşı eline aldığı bir ip ile Genç Osman’ı boğmaya kalktı. Fakat Yeniçeri ile arası çok iyi olan Kara Davud Ağa; “Burası ibadethane.” deyip Genç Sultan’ı Yedikule Hisarı’na götürmelerini emretti…

Ertesi gün ikindi namazından sonra, Genç Osman’ın kaldığı Yedikule Hisarı’nda ki odaya Kara Davud Ağa, Kethüdası, Cebecibaşı ve cellatlar eşliğinde girdiler. Çok kuvvetli olan Genç Osman çok fazla direndi. Fakat, 18 yaşındaki genç padişah arkadan gelen balta darbesi ile yere düşürülüp, boğdurulup alçakça katledildi…(1622)

Genç Osman’ın ölümüne sebep olan Kara Davud Ağa, görevden alınarak 1 sene sonra aynı Genç Osman gibi Yedikule Zindanları’nda öldürüldü. Daha sonra Genç Osman olayına karışan kim varsa tek tek yakalanıp, öldürüldü…

Türklük sevdalısı, ehli sünneti önceleyen, Anadolu diyen, zulüm, rüşvet ve irtikabı şiddetle reddeden Genç Osman, bütün bunların bedelini muazzez canı ile ödedi… Kabri nur, makâmı âli, pâk ruhu şâd olsun…

………..

Ez cümle; “Türk’ün, Türk’ten başka dostu yoktur.” cümlesi ırkçılığı değil, binlerce yıllık bir tecrübeyi anlatır.

26 Mayıs 2025

Ankara

Bu yazıyı paylaş:

Türk ve İslâm tarihi üzerine çeşitli araştırma çalışmaları olan yazar, Yozgat’ta dünyaya gelmiş eğitim yaşamına Ankara’da devam etmiştir. Lise yıllarında, Mamak Askeri Cezaevinde yatmakta olan Muhsin Yazıcıoğlu’nu ziyaret etmek suretiyle onunla tanışma bahtiyarlığına erişmiştir. Kara Kuvvetleri Astsubay Sınıf Okulu’ndan...

Yorum gönder