Heybeliada Ruhban Okulu Açılabilir Mi?

Heybeliada Ruhban Okulu Açılabilir Mi?

Mustafa Uçar

“…gerçek yaşam en az ölümü sevmek kadar güzeldir…”
Börükay

Sonda söyleyeceğimizi başta söylemek gerekirse ; Ruhban Okulu’nun açılması İstanbul un Vatikanlaşmasının önünü açmaya teolojik ve sosyolojik bir zemin hazırlayacaktır…

……..

Heybeliada Ruhban Okulu, 1 Ekim 1844 tarihinde, adadaki Aya Triada Manastırı bünyesinde Patrik IV. Germanos tarafından kurulmuştur…

Türk Devleti, 1971 yılında çıkarılan bir kanunla, tüm özel yüksekokulların devlet denetimi altına alınması ve bir üniversiteye bağlanmasını kararlaştırmıştır…

……

Heybeliada Ruhban Okulu, Türkiye gündemini uzun zamandır meşgul eden konulardan biridir…

Bu konu genellikle Fener Patrikhanesinin ekümeniklik iddiası ile birlikte ele alınmaktadır…

Fener Patrikhanesi bu okulu bütün Ortodoks Hıristiyanlar için uluslararası teoloji okulu olarak faaliyete geçirmek istemektedir…

Ancak Türkiye Cumhuriyeti Anyasasında her ne olursa olsun özel yüksek okullara böyle bir meşruiyet verilmemektedir…

Anayasa özel yüksek okullara izin vermediği için, diğer özel yüksek okullarla birlikte HeybeliAda Ruhban Okulu da kapatılmıştır…

Diğer taraftan Türk
hükümeti okulun hukuka uygun olarak yeniden açılması amacıyla Patrikhaneye teklif götürmüş ancak bu öneri Patrikhane tarafından reddedilmiştir…

Heybeliada Ruhban
Okulunun tekrar açılması konusunda Patrikhanenin öngördüğü model tümüyle kendine bağlı, Ortodoks Kiliselerinin iştirak ettiği, uluslararası yüksek ruhban eğitimi veren bir ilahiyat okuludur…

Bu bağlamda Patrikhane, Türkiye Cumhuriyeti anayasasının dışında bir statüde olan “Yüksek Teoloji Okulu” şekliyle eğitim kurumu talep etmektedir…

Türkiye’deki müslüman çoğunluğa dahi tanınmayan böyle bir imtiyazın, anayasal eşitlik ilkesinin göz ardı edilerek müslüman olmayan vatandaşlara tanınması hukuka
aykırılık olur…

Zaten böyle bir imtiyazın Lozan Antlaşmasında ve diğer uluslararası sözleşmelerde yasal dayanağı yoktur…

Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması Türkiye için yalnızca bir eğitim meselesi değil; doğrudan ulusal çıkarları etkileyen stratejik bir konudur…

Okulun hangi statüde faaliyet gösterecegi hãlâ belirsizdir. Bu belirsizlik, Türkiye’nin kendi topraklarinda tam denetim sagğayamadığı bir eğitim yapısına kapı aralaması anlamına gelebilir…

Bu durum devletin egemenlik alaninda bir “hukuki gedik” olusturabilir…

Okulun açılması diğer gayrimüslim ve hatta farklı dini topluluklar için örnek oluşturabilir…

Bu, Türkiye’nin çok hassas olan azınlık politikalarında kontrolü zor yeni taleplerin gündeme gelmesine neden olabilir…

Ruhban Okulu’nun taşıdığı sembolik değer, bazı devletler ve kilise otoriteleri için güçlü bir diplomatik araçtir…

Açılması, Türkiye’nin dış politikada istemediği bir baskı alanina çekilmesine, açılmaması ise sürekli bir müzakere unsuru olarak uluslararası gerilimlerin devam etmesine yol açabilir…

Okulun açılması, Fener Rum Patrikhanesi’nin uluslararası düzeyde “Ekümenik” (tüm dünya Ortodokslarının ruhani lideri) statü kazanmasına ve İstanbul’da Vatikan benzeri siyasi/hukuki bir ayrıcalık (imperium in imperio) elde etmesine zemin hazırlayacaktır…

Yetkin bir hukukçu arkadaşımızın, okulun hukuki olarak neden açılamayacağını ifade ettiği yazı ise şöyle ;

Dört yıllık lise (ortaöğretim) ve sonrasında üç yıllık teoloji (yükseköğretim) eğitim öğretimi olmak üzere iki bölümünden teoloji eğitim öğretimi veren “yüksek” bölümü -özel yüksek okulları üniversite statüsünde kabul eden ve 1961 Anayasası’na göre bunların ancak Devlet eliyle ve kanunla kurulabileceklerine hükmeden Anayasa Mahkemesi kararından (AYM, E.1969/31, K.1971/3, 12/1/1971) sonra- 1971 yılında idari işlemle kapatılan Heybeliada Ruhban Okulunun bu idari işlemden önceki haliyle veya başka şekilde tekrar açılmasının yürürlükte olan 1982 Anayasası ve kanunlara göre mümkün olup olmadığı yukarıda ayrıntısı ile değerlendirilmiştir…

Bu değerlendirmeler sonucunda özetle şu kanaatlere varılmıştır:

  • Okulun dört yıllık lise (ortaöğretim) ve sonrasında üç yıllık teoloji (yükseköğretim) eğitimini tek bir kurumsal yapı içinde bulundurması anayasal ve yasal olarak mümkün değildir…
  • Devlet eliyle ve bir kanunla kurulmaksızın ve bir üniversite bünyesinde olmaksızın ayrı bir yüksek okulun kurulmasının önünde anayasal bir engel bulunmamaktadır. Ancak bu yüksek okul ancak bir vakıf tarafından kurulabilir. Gerçek kişiler, vakıflar dışındaki özel hukuk tüzel kişileri ile tüzel kişiliği olmayan Patrikhane söz konusu yüksek okulu kuramaz…
  • Anayasal durum bu olmakla birlikte Anayasa koyucunun verdiği takdir yetkisi çerçevesinde yüksek okullar ile ilgili düzenleme yapan kanun koyucu “ekonominin ihtiyaç duyduğu alanlarda yüksek nitelikli işgücü yetiştirmek amacı” dışında anılan yüksekokulların kurulmasına izin vermemiş olup Heybeliada Ruhban Okulunun kapatılan teoloji bölümü bu amaç kapsamına girmemektedir. Dolayısıyla Okulun söz konusu bölümünün bir üniversiteden ayrı tüzel kişilik olarak kurulabilmesi yasal olarak mümkün olmayıp ancak kanun değişikliği ile mümkün olabilir…
  • Okulun kapatılan teoloji bölümünün bir üniversite bünyesinde yer almasının önünde ise anayasal ve yasal bir engel bulunmamaktadır…
  • Okulun, teoloji bölümünün açılmasından önceki yapısı ile aynen muhafaza edilmesi Lozan Antlaşması’ndan kaynaklanan bir zorunluluk olmayıp anılan Antlaşma azınlıklara ait dini müesseselerin muhafazasını öngörmekte olup bunun ne şekilde gerçekleşeceğine dair hüküm içermemektedir. Okulun bir şekilde hukuken muhafaza edilme imkanının bulunması yeterli olup bunun belli bir şekilde olması zorunlu değildir…

Israrla mezkur okulun açılması yönünde yazılar kaleme alan, çeşitli platformlarda konuşmalar yapanların neye ve kime hizmet ettiğini ve heybelerinde ne olduğuda aşikardır…

Attıkları her adım takip edilmektedir (tmt)…

9 Haziran 2026

Ankara

Bu yazıyı paylaş:

Türk ve İslâm tarihi üzerine çeşitli araştırma çalışmaları olan yazar, Yozgat’ta dünyaya gelmiş eğitim yaşamına Ankara’da devam etmiştir. Lise yıllarında, Mamak Askeri Cezaevinde yatmakta olan Muhsin Yazıcıoğlu’nu ziyaret etmek suretiyle onunla tanışma bahtiyarlığına erişmiştir. Kara Kuvvetleri Astsubay Sınıf Okulu’ndan...

Yorum gönder