Cihan Hakimiyetinin Ayak Sesleri

Cihan Hakimiyetinin Ayak Sesleri

Mustafa Uçar

“… vermek fazilet, verip unutmak erdemdir…”
Börükay

……

Sayın Cumhurbaşkanı’nın, Mevlid Kandili vesilesi ile yaptığı konuşmasının satır aralarında söyledikleri olağanüstü bir proje için ipuçları barındırmakta…

Sayın Erdoğan’ın, TRT Arapça kanalındaki konuşmasında dikkat çeken şey yüce peygamberimiz Hz. Muhammed’e (s.a.v.) yönelik fikirlerini son derece politik ve stratejik bir şekilde düzenlemesiydi…

Söylediklerini şu sırayla özetleyebiliriz:

Birincisi: Uluslararası toplum aciz… Ona bel bağlamayın…

İkincisi: Haklarınızı korumak için başkalarını beklemeyin…

Üçüncüsü: Biz Müslüman millet olarak güçlü ve caydırıcı olmalıyız…

Dördüncüsü: Güç tek başına yetmez… İttifaka, birliğe ve dayanışmaya ihtiyacımız var…

Beşincisi: Amaç, İslâm dünyasının daha fazla koordinasyon ve iş birliğiyle hareket etmesi…

‎Konuşmasında birlik ve kaynaşma hakkında önemli Kur’an ayetlerini hatırlattı, bunlardan biri:

Şüphesiz Allah, yolunda saf bağlayarak çarpışanları sever. Onlar sanki birbirine sımsıkı kenetlenmiş bir bina gibidir…

‎Ayrıca Enfâl Suresi’nde Yüce Allah’ın buyurduğu şu ayeti de zikretti:

Onların kalplerini birleştirmiş olsaydın, yeryüzünde ne varsa hepsini harcamış olsaydın, yine de onların kalplerini birleştiremezdin…

Fakat Allah, aralarını birleştirmiştir. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir…

‎Yani, Türkiye’nin çeyrek yüzyılda inşa ettiği güç, bence artık sadece Türkiye’nin gücü olarak kalırsa yeterli değil…

Sayın Erdoğan bugün, bu gücün etrafına İslâm ülkeleriyle çıkarlar ve ittifaklar ağı örerek, Türk gücünü daha büyük bir bölgesel ve İslâmî sistemin parçası haline getirmek istiyor gibi görünüyor…

‎Peki… Bütün bunlar politik olarak ne anlama geliyor?!

‎Bu, son günlerde gözlemlediğimiz, Türkiye’nin yirmi yıldan fazla süren Türk gücünü inşa etme projesinden yeni bir projeye geçiş anlamına geliyor…

Strateji ; Türk gücünü etrafındaki İslâm dünyasının gücüyle bağlama…

‎Ve bunun yansımaları, örneğin Mekke İttifakı ve Yeni Suriye’ye verilen destek üzerinden görülüyor…

Ve bu, Türk planı içinde hesaplanmış bir yol…

‎İlk aşama şuydu:
‎Devlet kur…

‎İkinci aşama:
‎Kılıcı yap…

‎Ama bugün konuşmaya başladığı ve ritmine göre hareket ettiği üçüncü aşama:

Kılıcı tek başına taşıma… Etrafına İslâmî temelli bir ittifak kur…

‎Ve burada zihnimizde İslâmî bir imparatorluğun hatları belirebilir…

Daha modern ve gerçekçi…

Geniş bir İslâmî nüfuz alanı…

Bağımsız ülkeler, ama savunma, ekonomi, siyaset ve stratejik çıkarlar açısından daha bağlantılı…

Ve Türkiye, bunun içindeki en önemli itici güçlerden biri…

‎Bu yüzden, Türkiye’nin son günlerde yaptıklarını iyi izleyin…

Demir yolu hattını izleyin…

Mekke İttifakı’nı ve sırayla katılacak ülkeleri…

Cihan hakimiyetine giden yolda, müstakbel manada, Osmanlı’dan daha güçlü daha görkemli bir Türkiye’nin ayak sesleri duyuluyor …

29 Ağustos 2026

Ankara

Bu yazıyı paylaş:

Türk ve İslâm tarihi üzerine çeşitli araştırma çalışmaları olan yazar, Yozgat’ta dünyaya gelmiş eğitim yaşamına Ankara’da devam etmiştir. Lise yıllarında, Mamak Askeri Cezaevinde yatmakta olan Muhsin Yazıcıoğlu’nu ziyaret etmek suretiyle onunla tanışma bahtiyarlığına erişmiştir. Kara Kuvvetleri Astsubay Sınıf Okulu’ndan...

Yorum gönder