Hakkımız Olanı Alma Vakti Gelmiştir

Mustafa Bozok Hakkımız Olanı Alma Vakti Gelmiştir

Hakkımız Olanı Alma Vakti Gelmiştir

Mustafa Uçar

“Dünya bir kurtlar sofrasıdır, hak verilmez alınır !
Büyük devlet vakti geldiğinde hem gasbedilmiş olan hakkını hemde düşmanından intikamını almasını bilen devlettir…”
Börükay

……

Sadece aşağıda vereceğim rakamlar dahi her Türk vatandaşını öfkelendirmeye ve tansiyonunu yükseltmeye yetecektir…

Türkiye’nin günlük petrol tüketimi ; 970 bin varil
Günlük petrol üretimi ise ; 90 bin varil civarında….

Kerkük ve Musul’da günlük petrol üretimi ;2,5 milyon varil…

Bir oldu bitti ile elimizden alınan, Musul ve Kerkük enerji sahalarındaki rezervlerin parasal değeri 4 trilyon doları aşıyor…

Kuzey Irak’taki doğalgaz rezervi Türkiye’nin 300 yıllık ihtiyacını karşılayabilecek büyüklükte. 50’nin üzerinde uluslararası enerji şirketinin çalışma yaptığı Musul ve Kerkük’te çıkarılan petrol Türkiye üzerinden dünyaya açılıyor…

Türkiye’nin yaklaşık 100 yıl önce hile ve kumpasla terk etmek zorunda bırakıldığı topraklar arasında en değerlisi olarak bilinen Musul, bugün yeniden Türkiye’nin gündemine olmak zorundadır…

Dünyanın altıncı en büyük petrol ülkesi konumundaki Irak’ta tespit edilmiş 143 milyar metreküp petrol rezervi var. Bu rezervin 45 milyar metreküpü Musul’da, 10 milyar metreküpü ise Kerkük’te bulunuyor…

Kuzey Irak’ta (Kerkük -Musul hattında) tahmin edilen doğalgaz miktarı ise 3,2 trilyon metreküp. Bu miktar Türkiye’nin gaz ihtiyacını 300 yıl karşılayabilecek bir rezervi ifade ediyor…

Bugünkü yaklaşık değerler üzerinden hesaplandığında Musul’da tespit edilmiş 45 milyar metreküp petrol rezervinin parasal değeri 2 trilyon 340 milyar doları ediyor…

Buna 520 milyar dolarlık Kerkük petrolü de eklendiğinde bugün yüz yılların sömürgeci ülkelerinin bölgeyi neden rahat bırakmadığı anlaşılıyor…

Türkiye’nin ithal doğalgazın bin metrekaresi için ödediği yaklaşık 400 dolar üzerinden hesaplama yapıldığını ise Kuzey Irak’ın doğal gaz rezervinin toplan değerinin ise 1,3 trilyon dolar değerinde olduğu görülüyor…

Irak’ın Kerkük ve diğer üretim sahalarından Türkiye’ye iki ayrı boru hattıyla taşınan ham petrol, Ceyhan-Yumurtalık’tan hem dünyaya açılıyor hem Türkiye iç pazarına ulaşıyor…

Musul ve Kerkük başta olmak üzere Kuzey Irak bölgesindeki tespit edilmiş petrol ve doğalgaz rezervinin toplam değerinin ;

4 trilyon 150 milyar doları bulması, buradaki güç gösterisinin aslında bir enerji savaşı olduğunu gösteriyor…

Bu gerçeğin farkına yaklaşık bir asır önce varan Sultan II. Abdülhamit’in Bağdat ve Musul’daki petrollerini Hazine-i Hassa mülkü (şahsi mülk) hâline getirdiği biliniyor…

Musul ve Kerkük üzerine önemli çalışmalar yapan Akademisyen Yrd. Doç. Dr. Nevin Yazıcı, II. Abdülhamit’in bu stratejik manevrayla, petrole ve bu bölgelere olası dış müdahalelerin önünü kesmeyi amaçladığını ifade ediyor…
……

Türkiye için ; Ege denizi ve 12 adalar önemlimi evet önemli, Kıbrıs ve doğu Akdeniz hakezâ…

Lakin Kerkük-Musul çok daha önemli, zira buraların ilhak yada iltihak edilmek suretiyle oradan gelecek petrol ve doğal gaz gelirleri sayesinde 10 sene içinde Türkiye ekonomisi ve buna paralel olarak savunma sanayii kapasitesi katlanarak artacaktır…

Orta Vadeli Program’a (OVP) göre, Türkiye’nin enerji ithalatı faturası (2024 yılı) geçen yıl 65,6 milyar dolar olarak gerçekleştiği göz önüne alındığında bu miktarın ve dahi fazlasının hazinede kaldığı değerlendirildiğinde günümüz rakamlarına göre önümüzdeki 10 yıl içinde yaklaşık 650 milyar dolar ülkemizin kasasında kalacaktır…

Bu parayla savunma sanayisini güçlendirmiş ve enflasyonu yenmiş, halkının refah payını kat kat artırmış müreffeh bir Türkiye’nin ; Akdeniz’de, Ege’de ve sair ilgi ve alaka alanlarında hak ve menfaatlerini çok daha kolay muhafaza ve müdafaa edeceğini öngörmek çok zor olmasa gerek…

……

Gelişmekte olan ülkelerin temel ihtiyacı enerjidir, enerjiyi ne kadar ucuza malederse üretimi daha hızlı artar ve maliyeti düşürür…

İthal enerji, cari açığa neden olur milli geliri düşürür doğal olarak halkın refahı azalır…

Bu bağlamda gelişmekte olan ülkemizin mevcut enerji kaynakları ile gelişimini tekamüle erdirmesi zor görünüyor…

Orta vadede bunu tolere edecek yerli üretim ve ikame imkanları oldukça sınırlı..

Bütün bunları hesaba kattığımızda artan enerji ihtiyacımız petrol ve gaz ithal ederek karşılamak sürdürülebilir bir politika olarak görünmüyor…

Türk Devleti bunun farkında ve ne yapıp edip punduna getirip Kerkük ve Musul’u mutlaka ilhak edecektir …

Binaenaleyh nüfusu artan sanayisi ve ekonomisi büyüyen ülkemizin enerjiye olan ihtiyacını büyük bedeller ödeyerek karşılamaya devam etmek zorunda kalması kabul edilebilir bir durum değildir …

28 mayıs 2019 başlatılan pençe harekatı ve ardından yapılan kilit harekatları ile ırakın kuzeyinde 100 yakın üs bölgesi tesis edildi…

Bu harekatlar Kerkük ve Musul’u çevreleme harekatıdır…

En son pkk ya silah bıraktırılması ve terörsüz Türkiye projesi yukarıda zikrettiğim konulardan asla bağımsız düşünülemez…

Vakit, gasbedilmiş topraklarımıza güneş gibi doğma vaktidir..

Vakit, hakkımız olanı söke söke alma vaktidir…

Vakit, 100 yıllık hesabın görülme vaktidir…

Vakit, Abdülhamid Han’ın intikamını alma vaktidir…

8 Aralık 2025

Ankara

Bu yazıyı paylaş:

Türk ve İslâm tarihi üzerine çeşitli araştırma çalışmaları olan yazar, Yozgat’ta dünyaya gelmiş eğitim yaşamına Ankara’da devam etmiştir. Lise yıllarında, Mamak Askeri Cezaevinde yatmakta olan Muhsin Yazıcıoğlu’nu ziyaret etmek suretiyle onunla tanışma bahtiyarlığına erişmiştir. Kara Kuvvetleri Astsubay Sınıf Okulu’ndan...

Yorum gönder