Aselsan
Mustafa Uçar
“Elden gelen öğün olmaz, gelsede vaktinde bulunmaz”
Türk Atasözü
………
KOCATEPE OLAYI
Kıbrıs Barış Harekât’ının ikinci günü olan 21 Temmuz 1974’te, Yunanistan’dan yolan çıkan deniz konvoyunun Baf limanına askerî malzeme götürmekte olduğuna dair istihbarat alınınca, Girne açıklarında bulunan TCG Adatepe (D-353), TCG Kocatepe (D-354) ve TCG Mareşal Fevzi Çakmak (D-349)’a önleme harekâtı emri verilmiştir…
Harekât planına göre, Yunan konvoyunu hedef alan hava taarruzundan sonra, üç Türk gemisi konvoydan geriye kalanlara denizden taarruz edeceklerdir…
Bu, düşman konvoyunun imhasını amaçlayan, iyi düşünülmüş bir plandır.Yunan konvoyu Baf’a hiç hareket etmemiştir…
Türk keşif uçağı Rodos’tan gemiye nakledilen 12 askeri kamyon görmüştür.Genelkurmaydaki koordinasyonsuzluk sonucu bu bilgi 12 gemilik konvoy olarak algılanmıştır.Harekât planına sadık kalan üç Türk gemisi ise hedef bölgeye intikâl ederek harp durumuna geçmişlerdir. Çok geçmeden kuzeyden gelen Türk filoları, hedef bölgedeki Türk gemileriyle karşı karşıya gelmişlerdir…
Telsizden Türkçe anonsu duyan ve gemilerin pruvalarındaki Türk bayraklarını ve diğer sembolleri gören pilotlar, kısa bir tereddüt yaşamışlar ve Ankara Akıncı ile temas kurmuşlardır…
Hava üssü, durumu hemen Harekât Başkanlığına iletmiştir. Bunun bir Rum oyunu olduğundan hiç tereddüt etmeyen Harekât Başkanlığı yetkilileri, filolara gemileri batırma emri vermiştir. Zira bu durumla sıklıkla karşılaşıldığı gibi, aynı gemilerden Yunanistan Deniz Kuvvetlerinde de bulunuyordu…
TCG Kocatepe (D-354)’de toplam 54 mürettebat ölmüş ve 21 Temmuz saat 22.20 sularında TCG Kocatepe hazin bir şekilde batmıştır…
YOZGAT VE ANTALYA’ DA DÜŞEN UÇAKLARIMIZ
Yine harekâtın ikinci günü sabahı Türk bombardıman ve keşif uçakları tam yükle kalkış yapmış, geceleyin toparlanıp taarruza geçen Rumlar sabahın ilk ışıkları ile hava bombardımanı başlayınca bozguna uğrayıp dağılmışlardır…
Saat 07.55’de, Baf’tan Lefkoşa’ya istikametine ilerleyen 40 araçlık bir Rum konvoyuna taarruz edilerek etkisiz hale getirilmiş ve gün sonunda Girne alınmıştır. Aynı gün bir F-104 G uçağı Kıbrıs üzerindeki görev uçuşu dönüşünde Yerköy-Yozgat civarında yakıtının bitmesi sonucu düşmüş, pilot paraşütle uçaktan atlayarak sağ olarak kurtulmuştur…
Yine bir F-100 D uçağı, görev dönüşü motor arızasından dolayı Antalya civarında düşmüş, pilot paraşütle atlayarak sağ olarak kurtulmuştur….
Gerek kendi gemimizi muhabere sistemimizin yerli olmamasından ötürü batırmamız ve uçaklarımızdaki yakıt ikmal göstergelerinin eski nesil olmasından dolayı düşmüş olması, ambargolar ve buna benzer pek çok konuda dışa bağımlı olmamız hasebiyle Kıbrıs Barış Haekâtı sonrasında Aselsan’ın kuruluş serüveni başlamıştır…
ASELSAN KURULUYOR
Aselsan, 14 Kasım 1975 tarihinde, Türkiye’ye yönelik dış ambargoların bir sonucu olarak ortaya çıkan stratejik bir ihtiyaca yanıt vermek amacıyla kuruldu…
Bu dönemde, 1974 Kıbrıs Harekâtı’nın ardından maruz kalınan askeri kısıtlamalar, Türkiye’nin savunma sanayii alanında dışa bağımlılığının yarattığı operasyonel riskleri gözler önüne sermişti…
Bu olumsuz tecrübenin ardından, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) öncülüğünde, TSK’nın askeri haberleşme ihtiyaçlarını hiçbir ülkeye bağımlı kalmadan, milli ve özgün imkanlarla karşılamak üzere Ankara merkezli bir savunma sanayii şirketi kurulmasına karar verildi…
Şirketin ilk genel müdürü Mehmet Hacim Kamoy olmuştu…
Aselsan’ın kuruluş misyonu, en kritik askeri ihtiyaçlardan biri olan haberleşme alanında tam bağımsızlık sağlamayı hedefledi…
Kuruluşun hemen ardından, 1976 yılında Ankara’daki fabrikanın temelleri atıldı ve şirket, 1978 yılında fiili faaliyetlerine başladı…
İlk çalışmalar kuruluş misyonuna sadık kalarak askeri haberleşme cihazlarına odaklandı…
Sadece iki yıl sonra, 1980 yılında ilk sırt ve tank telsizleri TSK’ya teslim edildi. 1 yıl sonra ilk el telsizi ve Banka Alarm Sistemlerinin tasarımı yapıldı…
Aselsan 1983 yılında da ilk ihracatını yapacaktı…
Aselsan’ın hisseleri 21 Mayıs 1990’da halka arz edildi. Şirket payları 1 Ağustos 1990’dan itibaren borsada işlem görmeye başladı…
Aselsan yıllar içinde ürün gamını sürekli genişletti…
DÜNYA MARKASI ASELSAN
Şirket, 2024 yılında dünyanın en büyük savunma sanayii şirketlerinin sıralandığı Defense News Top 100 listesinde beş basamak birden yükselerek 42’nci sıraya yerleşti…
Aselsan bugün haberleşme ve bilgi teknolojileri, radar ve elektronik harp, elektro-optik, aviyonik, insansız sistemler, kara, deniz ve silah sistemleri, hava savunma ve füze sistemleri, komuta kontrol sistemleri, ulaştırma, güvenlik, trafik, otomasyon ve sağlık teknolojilerine yönelik ihtiyaçlarını karşılayabilecek çok geniş bir ürün yelpazesine sahip…
Şirket bugün Borsa İstanbul’un en değerli şirketi ünvanına sahip. Aselsan’ın 2023 ve 2024 yılında imzaladığı sözleşmeler 5 milyar doları aştı. Şirketin ihracat sözleşmeleri de benzer şekilde yıllık ortalama 350 milyon dolar seviyelerindeyken önce 600 milyon dolar sonra 1 milyar dolara ulaştı. Şirketin 2020-2024 arasında, imzaladığı sözleşmeler 5 kat arttı…
AselsanGenel Müdürü Ahmet Akyol Mayıs ayında yaptığı bir açıklamada Aselsan’ın Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında ambargolara verilmiş en iyi cevaplardan biri olduğunu belirtmişti…
Akyol, Mayıs 2025’teki açıklamasında Aselsan’ı ambargolarla yaşanan sıkıntılardan alınan derslerle 1975 yılında 4 mühendisin kurduğunu belirterek şunları söylemişti: Bu şirket bugün dünyanın 20 ülkesinde faaliyet gösteriyor. Fiziki olarak 92 ülkeye ihracat yapmayı başardık, 12 binden fazla çalışana ulaştık. Kuruluşumuzun 50. yılında, kuruluşumuza vesile olan bu topraklarda Türkiye’nin en değerli şirketi olarak bulunmaktan gurur duyuyoruz…
Oyun değiştirici bütün faaliyetlerimiz, ürünlerimiz genç bir mühendis kadrosu ve teknik ekiple yürütülüyor. Bugün şirketimizin yaş ortalaması 33″.
Akyol, bu yıl Ekonomist Dergisi’ne verdiği bir röportajda ise yeni hedeflerini şöyle anlatmıştı:
Geçtiğimiz yıl, dünyanın en büyük savunma sanayi şirketlerinin yer aldığı listede beş sıra birden atlayarak 42’nci sıraya yükseldik. Dünyanın en hızlı büyüyen 10 savunma sanayi şirketinden biri olduk…
Dünya savunma liginde daha da önemli bir oyuncu olmak adına kapsamlı bir dönüşüm programı yürütüyoruz. ‘aselsaneXt’ ismini verdiğimiz bu programın altında insan, süreç, teknoloji, üretim ve iş geliştirme odaklı beş ana proje yürütüyoruz. Vizyonumuz, 2030 yılında dünyanın en büyük 30 savunma sanayi şirketinden biri olmak…
21 Eylül 2025
Ankara
İlgili
Türk ve İslâm tarihi üzerine çeşitli araştırma çalışmaları olan yazar, Yozgat’ta dünyaya gelmiş eğitim yaşamına Ankara’da devam etmiştir. Lise yıllarında, Mamak Askeri Cezaevinde yatmakta olan Muhsin Yazıcıoğlu’nu ziyaret etmek suretiyle onunla tanışma bahtiyarlığına erişmiştir. Kara Kuvvetleri Astsubay Sınıf Okulu’ndan...


