Bir Eylül Yazısı

Bir Eylül Yazısı

Bir Eylül Yazısı

Eylül, “Rumi takvimin yedinci ayıdır”. Arapçadan Türkçeye girmiştir.

Arapça kökenli olan bu kelime yine Aramice/Süryanice ˀelūl “Arami/İbrani takviminin altıncı ayı” sözcüğünden alıntıdır.

Eylül kelimesi Akatça elūlu “hasat, bağbozumu” sözcüğü ile eş kökenlidir….

…….

Şeyh Sadi Şirazi, Gülistan adlı eserinde ” sonbahar mevsimdir, diğerleri ay, Eylül’ü başlı başına hüzünlerden bir mevsim say” diye bahseder.

Hz.Ali (kv) efendimiz ise ;

“Sonbahar gelince kalbimin hüznü tatlanır, Allah’a kavuşma arzum artar” buyurmuşlar.

Bazı siyer kitaplarında, Adem (as) ın, Eylül’de nimetlerin bol olduğu bu ayda, Dünya’ya indirildiği yazılıdır.

Hatta Adem babamızın yeryüzüne nüzul ettiği yer olarak bilinen serendip adası, bugünkü güneydoğu Asya bölgesinde bulunmaktadır.

O mıntıkada, yerel bazı kültürlerde, Eylül ayına Adem ayı denildiği ve onun adına şenlikler düzenlendiğini İbn-i Batuta seyahatnamesinde anlatmıştır…

Eylül ayı miladi takvime göre sonbaharın ilk ayıdır, lakin eskiler Rûmî takvimi esas aldıkları için hep onüç gün geriden takip ederler ayları.Bu nedenle Miladi 13 Eylül den itibaren Eylül’ün girdiği kabul edilir ve bağbozumu etkinliktileri yapılır.

Anadolu insanı sanırım coğrafi / iklimsel anlamda yüzyıllardan beri atalarından kendilerine tevarüs eden tecrübelerine istinaden böyle bir hesap yapmış olabiller.

Hasat ve mahsul mevsimi aynı zamanda sonbahar, ürünler bollaşır bereketlenir.

Devrin alimleri Yavuz Sultan Selim döneminden bahsederken; ”Sonbahar mevsimi gibi bereketli bir saltanat sürdü, çok kısa süre padişahlık yapmasına rağmen devletin topraklarını üç kat arttırdı, hazineyi altınlarla doldurdu” derler.

Şu dizelerle veda edelim..,
…….

Sonbaharda ölmek isterim…

masumiyete ağlayan,
hissiyatta olsun yüreğim…

Şems-i levne boyanıpta tenim…

İlk güzün bir ikindi vakti,
yükselsin göğe ruhum,

…..

Gedayı mücrimi mazur görün dostlar…

adını aldığımın ağuşuna gömüleyim…”

…..

Kalın sağlıcakla…

Bu yazıyı paylaş:

Türk ve İslâm tarihi üzerine çeşitli araştırma çalışmaları olan yazar, Yozgat’ta dünyaya gelmiş eğitim yaşamına Ankara’da devam etmiştir. Lise yıllarında, Mamak Askeri Cezaevinde yatmakta olan Muhsin Yazıcıoğlu’nu ziyaret etmek suretiyle onunla tanışma bahtiyarlığına erişmiştir. Kara Kuvvetleri Astsubay Sınıf Okulu’ndan...

Yorum gönder