Devlet İşini Bilir

Devlet İşini Bilir

Devlet İşini Bilir

Değerli dostlar, geçtiğimiz on günlük süre zarfında Halep, Erbil, Süleymaniye ve Kerkük-Musul a ziyaretlerde bulundum.

Bu ziyaretlerimle ilgili gözlemlerimi ayrı bir yazıda sizlerle paylaşacağım.

Ülkeye döndüğümde, kalkınma yolu projesi kapsamında hayata geçirilecek yolun güvenliğinin sağlanması ile alakalı bir dizi toplantılara iştirak etmek için güneydoğu illerini ziyaret ettim.

Sizlere bugün kalkınma yolu projesi ve Türkiye’nin bu ve benzeri projelerin (üretim-lojistik) safahatı ile alakalı bazı değerlendirmelerde bulunacağım. Keyifli okumalar…

Türkiye bundan 20 yıl önce bir yol ayrımına geldi ve sonucunda bir yol seçti…

Bu yol bölgenin lojistik ve üretim üssü olmak üzerine idi…

Dünyada 4 ana etken güç vardır. Finans, enerji, lojistik ve üretim…

Bunlardan Finans piyasalarını ele geçirmek maalesef imkansız çünkü bunun temelleri 300 ila 400 yıl önce atılmıştı ve bugün çalışmaya başlasanız bile bu noktada Dünya devlerini geçmeyi bırakın yaklaşma şansınız bile yok…

Enerji için Türkiye Çok çaba sarf etti ancak bu konuda da ancak bir geçiş güzergahı olma şansı vardı Zira mavi vatanı saymazsak Coğrafi olarak Petrol veya doğalgaz zengini bir ülke olma şansımız Maalesef yok…

Bu yüzden de Devlet uzun yıllardır lojistik ve üretim üssü olmaya çalışıyor…

Bu konuda milyarlarca dolarlık yatırım yapıldı bir kısmı hala gözünüze çok gereksiz görünebilir Çünkü bugünün şartları için yapılmış yatırımlar değildir Ancak limanlar köprü ve tüneller büyük Lojistik hatları için otoyollar Hatta ve hatta havalimanları tam olarak bu amaca hizmet etmek için yapıldı ve başta İstanbul Havalimanı olmak üzere Bursa İstanbul Kocaeli İskenderun Antalya gibi limanlar dev Ticaret gemileri için uygun hale getirildi Buna ek olarak Karadeniz havzası için Trabzon limanları gibi limanlar oluşturuldu…

Bu konuda dünyada son 20 yılda Atılım yapan ikinci bir ülkede çin’dir Zira Afrika kıtası dahil birçok Liman ve HUB noktası oluşturmaya çalıştı ve büyük oranda da başarılı oldu Orta Doğu coğrafyası üzerinde de en büyük ortaklığını İran ile yaptı…

Bugün İran özellikle Rusya Savaşı’ndan sonra tartışmasız bir lojistik güzergahı olacaktı ta ki Türkiye, Türki cumhuriyetlerle yeni bir Rota oluşturana kadar…

Şu anda ülkemiz özellikle Rusya Ukrayna Savaşı’ndan sonra Ortadoğu uzak doğu yakın Asya, kafkaslar ve Türki Cumhuriyetler için tek ve en önemli ticaret geçiş noktasıdır…

İran ve grubunun bu konudaki ümitleri Türkiye limanlarının Süveyş Kanalı ile olan anlaşmaları ile suya düştü…

Çünkü Mısır üzerinden geçen Ticaret gemilerinin Uğrak Rotası artık Türkiye limanları ve buradan devam eden karayolu taşımacılığıdır…

Alternatif rotalara baktığımızda bunun ne kadar değerli ve güçlü bir ağ olduğunu siz de anlayacaksınız…

Özellikle Rusya’yı da denklemden çıkardığınız zaman aradaki fark 30 günlük Lojistik hatları oluşturur ki bunun da ticarette imkansız olduğunu bu işle uğraşan Herkes çok iyi bilir…

Şimdi iyi düşünün Türkiye’nin enerji Liman ve Lojistik hatları neden bu kadar tartışma konusu yapılıyor ve bunu geri planda fonlayan hangi ülkedir acaba…

Ortadoğu’da Hakimiyet mücadelesi veren ülkeleri hesaplayın cevabı çok rahat bulacaksınız. Ancak bu konuda kimse doğrudan Allah senin belanı versin Türkiye diyemeyeceği için ya dini duyguları istismar eder ya da milli ve manevi duyguları…

Bu konuda veriler çerçevesinde tartışmak isteyen herkesin başımın üstünde yeri var, ancak birisi gelip de bunun altında hikaye anlatıp demogoji yapıyorsa bilin ki birilerinin tekeline çok büyük çomak sokulmuştur…

Sağlıcakla kalın…

3 Kasım 2024

Bu yazıyı paylaş:

Türk ve İslâm tarihi üzerine çeşitli araştırma çalışmaları olan yazar, Yozgat’ta dünyaya gelmiş eğitim yaşamına Ankara’da devam etmiştir. Lise yıllarında, Mamak Askeri Cezaevinde yatmakta olan Muhsin Yazıcıoğlu’nu ziyaret etmek suretiyle onunla tanışma bahtiyarlığına erişmiştir. Kara Kuvvetleri Astsubay Sınıf Okulu’ndan...

Yorum gönder