Suriye Bizim Neyimiz Olur?
Halep-Şam, Anadolu’nun gözü kulağı, Kerkük-Musul ise girizgâhıdır….
Halil İnalcık
Sevgili dostlar, Suriye bizim neyimiz olur suâlinin cevabını hep birlikte arayalım….gayret bizden tevfik Allah’tan… keyifli okumalar…
Suriye coğrafyası, tarih boyunca Türk kültürünün izlerini taşıyan bir bölgedir. Türkiye ve Suriye ilişkilerinin tarihî derinliği malumdur. Suriye ve Türkiye bağı; Suriye Selçukluları, Zengîler, Eyyûbîler, Memlûklar ve Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinden günümüze uzanan köklü bir birliktelik içinde şekillenmiştir. Bu ilişkiler yalnızca siyasî ya da ekonomik alanlarla sınırlı kalmamış; mimarîden edebiyata, mûsıkîden mutfak kültürüne kadar pek çok alanda karşılıklı bir berekete sebep olmuştur. Antep ve Antakya mutfağının Halep kökü ortadadır.
Türk kültür varlığı, bu bağlamda Suriye’deki taşınmaz kültür mirasından halk hikâyelerine kadar uzanan çok boyutlu derin bir etkileşime sahnedir.
Suriye’de yaşanan insan kaybı ve kültürel yıkım, ortak tarihin/tâlihin eseri olarak inşâ edilen kültür mirasının korunması ve geleceğe taşınması gerekliliğini daha belirgin hâle getirmiştir. Geçmişte olduğu gibi bugün de barış ve dayanışma temelinde yapılacak kültürel işbirliği, sîne dağlayan sürecin ardından yalnızca bir görev değil, aynı zamanda bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır.
Gözden ırak edilemeyecek gerçek şudur: Suriye’de bulunan Türk kültür varlığı, yalnızca yeniden bir hatırlatma değil, aynı zamanda ortak bir gelecek inşâsı için ciddî bir ilham kaynağıdır. İslâm medeniyetinin haslardan has güzellikler dairesi içindeki Türk kültür mirasının Suriye’deki yansımalarının, iki devlet ve iki millet arasındaki kültürel bağların tahkim edilmesine aydınlık bir yol açacağı şüphesizdir. Unutmayalım ki geçmişin izleri, geleceğin umutlarını da taşır.
Suriye, hepimizin ortak kültür, irfan ve hikmet coğrafyasıdır. Yeni açılan yolda, geçmişin mirasını geleceğin imkânlarıyla buluşturarak, yeni işbirliklerinin ve sahih temelli anlayışların geliştirilmesinin bereketi fevkalâde büyük olacaktır.
Bu çerçevede, yapılacak ve yapana değer katacak değerli işler vardır. Hakikat ufkuna bu hizmetlerin ışığı mutlaka düşer. Şöyle ki:
Şam’da, Ulu Cami/Emevî Camii’nde sırlanmış, Hazreti Zekeriyya Aleyhisselam’ın oğlu Hazreti Yahya Aleyhisselam’ın mübarek başının türbesine gerekli bakım yapana bahttır.
Suriye yoğun bir sahabe coğrafyasıdır. Başta Şam olmak üzere bütün ülkeye on bin civarında sahabenin geldiği bilgilerimiz arasındadır. Sahabe türbeleri ve makamları, başta Suriye olduğu kadar bütün Müslüman âleminin bereket kaynaklarındandır.
Kolay ele geçmeyecek müellif hattı orijinal el yazması eserlerin bulunduğu bir hazinedir ülke. Büyük alimler, yazdıkları ve yetiştirdikleri ile ufukları aydınlatmıştır. Başta Osmanlı devri eseri Zâhiriye Kütüphanesi olmak üzere Suriye kütüphanelerinde bulunan nadide el-yazmalarının akıbetleri hakkında net bilgi alınmalıdır. Çalınıp yok olmadılarsa gerisi kolaydır.
Şam’da, irfan tarihimizin güzide ismi Muhyiddin-i Arabî’nin Yavuz Sultan Selim Han tarafından bulunup yaptırılan camii ve türbesi, Kudüs fatihi ve “Şarkın en sevgili sultanı Selahaddin” Eyyûbî türbesi, Hazreti Pîr Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî türbesi ile irfan ocağımız Halep Mevlevîhanesi’ne yönelik bir tamir ve bakım, görev olmanın ötesinde büyük manevî prestijdir.
Şam’da, Ashab-ı kiramın büyüklerinden Hazreti Bilâl-i Habeşî Efendimizin Türbesinin restorasyonu; Humus’ta, şanlı mücahid sahabelerden Hazreti Hâlid b. Velid Efendimizin Cami ve Türbesinin yeniden inşâsı; Şam’da, Hazreti İmam Hüseyin Efendimizin kız kardeşi Hazreti Zeynep Validemizin Türbesinin bakımı ve İran’ın her yıl yenilediği halılarının Türkiye tarafından yenilenmesi; Kanunî Sultan Süleyman Han devri vezirlerinden Şam Beylerbeyi Deli Hüseyin Paşa’nın Mimar Sinan’a yaptırdığı Halep Hüsreviye Külliyesi’nin yeniden inşâsı; Kanunî Sultan Süleyman Han’ın Mimar Sinan mühürlü hayır eserlerinden Şam Süleymaniye Külliyesi’nin restorasyonu; Şam Kasyun Dağı’ndaki, Nakşî-Hâlidîlik’in pîri, yolunun Türkiye’deki milyonlarca bağlısı olan büyük velî, Mevlânâ Hâlid-i Bağdadî Türbesinin restorasyonu; Halep Mevlevîhânesi restorasyonu; Dera’da nasipsizlerin yıktığı Allâme İmam Nevevî Türbesinin yeniden inşâsı; Şam’da Muhyiddin-i Arabî Camii ve Türbesinin restorasyonu; Şam Selahaddin Eyyübî Türbesinin restorasyonu; Şam Nureddin Zengî Türbesinin restorasyonu; Zalimlerin sûikastine uğrayan Halep Ulu Camii/Emevî Camii’nin yeniden inşâ edercesine restorasyonu; Şam Ulu Camii/Emevî Camii’nin halılarının yenilenmesi… gecikmemelidir…
Sağlıcakla kalın Allah’a emanet olun…
28.01.2025
İlgili
Türk ve İslâm tarihi üzerine çeşitli araştırma çalışmaları olan yazar, Yozgat’ta dünyaya gelmiş eğitim yaşamına Ankara’da devam etmiştir. Lise yıllarında, Mamak Askeri Cezaevinde yatmakta olan Muhsin Yazıcıoğlu’nu ziyaret etmek suretiyle onunla tanışma bahtiyarlığına erişmiştir. Kara Kuvvetleri Astsubay Sınıf Okulu’ndan...



Yorum gönder