Türk Devletinin Gölgesi Kenan İline Düşerken
“…nerede kardeşlerin cömert nil yeşil tuna giden şanlı akıncı ne gün döner yurduna…”
NFK
……
Sevgili dostlar, tarihin kırılma noktalarından birine tanıklık ettiğimiz bu günlerde, Suriye’deki devrimin iç politikamıza yansımaları ile alakalı bazı tespit ve değerlendirmelerde bulunmak isterim…gayret bizden tevfik Allah’tan …keyifli okumalar…
1) Suriye artık Türkiye’nin dış politika meselesi değil; iç politikasının doğal bir parçasıdır. (Bu tespit, bir hamaset veya temenni cümlesi değil. Mevcut ve somut durumun tasviridir.)
2) Artık, Türkiye’deki her türden ideolojik kamplaşmalar ve siyasal konumlanışlar, Suriye’nin iç dinamikleriyle aynı ritme sahip olacaktır.
3) Ankara’da alınacak her karar (politikadan ekonomiye, kültürden sağlığa her karar) Suriye’yi etkileyeceği gibi Şam’da alınacak her karar (ama her karar) Ankara’ya tesir edecek.
4) Türkiye ile Suriye arasında bir egemen ve uydu ülke ilişkisi olmayacak; bilâkis Türkiye’nin siyasal büyüme ve ekonomik kalkınma stratejileri ile Suriye’nin yeniden inşa ve bölgesel konumlanma stratejileri bir ve aynı noktada örtüşecek.
5) Avrasyacı ideolojinin coğrafî yayılımı ve kudreti daraldığı için içeriği de değişecek. Putin hırçın Avrasyacılıktan mutedil Avrasyacılığa geçiş yapacak. (Hatta Putin bu geçişi yaptı bile).
6) 24 Kasım 2015’ten düne kadar AK Parti’nin içini boşaltan ve Erdoğan’ı muhasara ederek ona Avrasyacı dış politika üzerinden baskı kurmaya çalışan ve onu “partisiz Cumhurbaşkanı” konumuna gerileten Kemalizm, artık geriletilmiştir. Devletlû Kemalist kadrolar, müttefiksiz kalmış ve hayli öfkeliler. (12 gündür Perinçek’in ve televizyonlara çıkan emekli ve müstafi generallerin veryansınlarını ve hiddetlerini düşünün).
7) Kemalizm artık babasızdır. Müttefiksiz ideolojik gruplar yetimdir. Çünkü babası, Mustafa Kemal Atatürk değildi. Babalar: çokça Putin, ondan daha az Şi Cinping ve gizli gizli Hamaney idi.
8) Yetim kalan Kemalizm laiklik ve bölücülük paranoyaları üzerinden Mustafa Kemal Atatürk’ü sömürme girişimleri üzerinden toparlanma girişimlerinde bulunacaktır. Ama bu girişimler ya beyhude kalacak ya da CHP’yi manipüle edip onu yüzde 20’ye geriletecektir. Başka bir ifadeyle, Kemalizm CHP’nin tuzak kurucusu bir posta bürünmüştür. Bu postun yüzü radikal laiklik astarı ise terör ve bölücülük paranoyasını kanırtmak olacak.
9) Alevilik ve solculuk (Caferilik ve Nusayrilik dahil) siyasal bir dönüşüm geçirecek. Haliyle, CHP ve DEM partileri içerik olarak çözülecek, biçimsel olarak değişeceklerdir. Çözülme epey sancılı; değişim ise, parti halinde bölünmeler ve belki parti kapatılmalarla sonuçlanacak. Evet kapanma; çünkü iki parti de Türkiye’de muhalefet kılığına girmeye başlayan İranî bir komployla yüz yüze kalacaklardır ve devletin bu komploya kayıtsız kalması mevzubahis değildir. CHP’de bu komployu çark eden kimse çıkmadı, çıkmayacak da; ama DEM’de bu komploya karşı Öcalan oldukça ayıktır ve o Dem’i kendi bildiği yolla kurtaracak.
10) Zafer ve İYİ Parti gibi milliyetçi partiler, gittikçe, radikal bir şekilde sekülerleşecek ve ateist bir Tengrici içerik kazanacaklardır. MHP ve Bahçeli bu kesimlerin din düşmanlığını bir aslan terbiyecisi gibi ıslah etmeye çalışacak ve başarılı olacak. Sonuç: Allah, Tanrı’yı ikinci kere kovacaktır. (Bu tanımlama ve metaforlar, esasında, Nihal Atsız’a aittir ve birinci kovma 8 Şubat 1969’da Adana’da gerçekleşmişti)
11) Ak Parti ideolojik toparlanma evresine girmiştir. Eskiden Ak Parti seçmeni olan ve düne kadar Ak Parti muhalifliği yapan demokrat ve İslamcı kesimler, Ak Parti’nin kendilerine hitap etmesi için oldukça hazır ve nazırlar.
Coğrafyamızda haritalar ve rejimler değişirken genetik kodlarımızda saklı olan kutlu değerleri ortaya çıkaracak çaba ve ideal içinde olma dileğimle sağlıcakla kalın Allah’a emanet olun…
9 Aralık 2024
İlgili
Türk ve İslâm tarihi üzerine çeşitli araştırma çalışmaları olan yazar, Yozgat’ta dünyaya gelmiş eğitim yaşamına Ankara’da devam etmiştir. Lise yıllarında, Mamak Askeri Cezaevinde yatmakta olan Muhsin Yazıcıoğlu’nu ziyaret etmek suretiyle onunla tanışma bahtiyarlığına erişmiştir. Kara Kuvvetleri Astsubay Sınıf Okulu’ndan...



Yorum gönder