Yarası Olan Gocunsun
Mustafa Uçar
“Mefkûremiz göklerde dalgalanan bir sancak,
Allah’ın huzurunda eğiliriz biz ancak…!”
M. Akif
Türküm demeye dili varmayanlar Osmanlıyım diyor, Müslümanım diyemeyenler ise Türküm diyor…
Müslümanlıktan rahatsız olan Türk, gerçek manada Türk değildir. Türklükten rahatsız olan Müslüman ise hamakat denizinde yüzmektedir…
Geçtiğimiz hafta (14 Kasım 2025) okunan Cuma hutbesinde, Türk Milleti’nin ve Türk Ordusu’nun tarih boyunca dinimize olan büyük hizmetleri vurgulanmış bundan dolayı da bir takım gruplar rahatsız olmuşlardır…
Birilerinin bu rahatsızlığından hareketle Milletimizin ve Mübarek Türk Ordusu’nun tarihten bu yana İslam dünyası ve medeniyeti için bin yılı aşkın süredir yaptığı hizmetlerin çok ama çok küçük bir kısmını hatırlatmak elzemdir…
Öncelikle Türkler, İslam’ın siyasi-askeri liderliğini 1000 yıl boyunca taşımış tek millettir…
İslam’ın gazâ ruhu, Türk’ün alp töresiyle birleşince durdurulamaz bir kudret doğmuştur…
İslam’ın ahlaki ilkeleri de Türk töresinde zaten vardı. Bu yüzden Türkler İslam’a sonradan giren değil, İslam’a fıtraten yakın bir millettir…
Türk Karluk boylarının Abbasilerle birlikte Çin’e karşı savaşması, Türklerin toplu şekilde İslam’a yönelmesinde dönüm noktasıdır…
836 yılında Halife Mu‘tasım, Türk askerleri için Samarra’yı kurdu; bu şehir İslam dünyasında Türk etkisinin merkezi hâline geldi…
Onuncu yüzyılda Türkler, İslam’ı Hindistan’a taşıdı; 17 büyük sefer ile alt kıtada İslam’ın kökleşmesini sağladı…
Onbirinci yüzyılda Selçuklular, İslam dünyasını stabilize edip Şiî Büveyhî baskısını sona erdirdi…
Doğu-Güney Anadolu ve Suriye’de Selçuklu, Danişmentli ve Artuklu birlikleri Haçlılara karşı İslam coğrafyasını savundu…
Sultan Alparslan ;
“Biz Türkler, temiz Müslümanlarız. Bid’at nedir bilmeyiz. Onun için Allah bizi aziz kıldı!” demek suretiyle, 1071’de Anadolu’nun kapılarını ebediyyen İslam dünyasına açtı; İslam medeniyeti için yeni bir coğrafya doğdu…
Onikinci yüzyılda Artuklular, Haçlılara karşı İslam topraklarını en uzun süre savunan Türk beyliklerindendir…
Danişment Gazi’nin Haçlılara karşı zaferleri, Anadolu’nun İslam kimliğini sağlamlaştırdı…
1187’de Hıttin Savaşı’yla Büyük Türk Komutan Selahaddin Eyyubi, Kudüs’ü Haçlılardan alarak Müslümanların ilk Kıblesini tekrar ait olduğu yere kavuşturdu…
Onüçüncü yüzyılda Kıpçak Türklerinden oluşan Memlük ordusu Moğolları durdurarak İslam medeniyetinin yok olmasını engelledi…
Ondördüncü yüzyılın başlarında kurulan Osmanlı Türk Devleti, Balkanlar ve Anadolu’da İslam’ı genişleten güç oldu. Balkanlar’a İslam kültürü taşındı; Türk-İslam medeniyeti Avrupa’nın içlerine kadar yayıldı…
1453 yılında Fatih Sultan Mehmed, Sevgili Peygamber Efendimizin (sav) müjdesine mazhar olarak Doğu Roma’yı fethetti…
Onbeşinci yüzyılda Kırım Tatarları, Rus yayılmasına karşı İslam coğrafyasının kalkanı oldular. Kanuni Sultan Süleyman ise İslam dünyasının baş savunucusu oldu…
Barbaros Hayrettin Paşa ile Portekiz-İspanyol Katolik egemenliğine karşı seferler başladı yine İslam dünyası denizlere açıldı. Mısır, Cezayir, Tunus, Libya – İslam dünyası Avrupa tehdidine karşı korundu. Osmanlı Türk Devleti, Müslüman sınırlarını Avrupa içlerine kadar taşıdı…
Sultan Abdulhamid Han ise Arakan’dan Açe’ye kadar büyük bir coğrafyada-Dünyanın dört bir yanındaki Müslüman topluluklarla bağ kurdu…
Birinci Dünya Savaşı’nın hemen önce ve sonrasında Osmanlı Türk Devleti’nin askerleri, mütefekkirleri ve Türk Milleti’nin evlatları Libya, Yemen, Filistin, Suriye topraklarında cihada sarıldı…
Osmanlı paşaları, Senüsi Aşireti’ni İtalyan emperyalizmine karşı Libya’da örgütledi. Küffara karşı cihad ederken defalarca ölüme meydan okudular…
Mübarek Türk Ordusu, Birinci Dünya Savaşı’nda Kut’ul Amare’de İngiliz emperyalizmine kök söktürdü…
Çöl kaplanı Fahrettin Paşa, Medine’de Türk askerleriyle birlikte kuşatılarak çekirge yiyerek direndi…
Osmanlı ordusu, Filistin çöllerinde bir yandan İngilizlerle bir yandan Nili Teşkilatı gibi Siyonist çetelerle savaştı…
Çanakkale Savaşı, sadece bir vatan müdafaası değil; İslam’ın onurunu, haysiyetini ve son büyük kalelerini koruma mücadelesiydi…
Çanakkale Mübarek Türk Ordusu’nun muazzam imanı ve direnişi sayesinde geçilmedi…
İslam dünyasının onuru, umudu ve son ışığı ayakta kaldı…
Türklerin İslam tarihindeki rolü coğrafi, siyasi, askerî, entelektüel ve kurumsal açıdan benzersizdir…
21 Kasım 2025
Ankara
İlgili
Türk ve İslâm tarihi üzerine çeşitli araştırma çalışmaları olan yazar, Yozgat’ta dünyaya gelmiş eğitim yaşamına Ankara’da devam etmiştir. Lise yıllarında, Mamak Askeri Cezaevinde yatmakta olan Muhsin Yazıcıoğlu’nu ziyaret etmek suretiyle onunla tanışma bahtiyarlığına erişmiştir. Kara Kuvvetleri Astsubay Sınıf Okulu’ndan...



Yorum gönder